dilim-lee24 yorum var - 30 Haziran 2008 13:15ne çok gözyaşı döktü şu gözlerimde...kendi yarattığı bu ummanda bir liman bulamadı sığınacak,bir omuz bulamadı yaslanacak... umut hep wardı..umut olmasaydı hayat olur muydu?ve de neden tüm bunlara rağmen işkanceyi uzatan umut olmak zorundaydı..bu rolu üstlenecek nicesi warken üstelik... acıda hep wardı.kocası hapse götürülürken göğsüne bıçak saplayan güzel bir kadının ağzından yüzyıllar önce dökülen bak acımıyor sözlerine inat "bak acıyor"canım ve bak ağlamıyor gözlerimdi asıl mesaj... acıyı kanıksadıktan ve ona alıştıktan sonra geliyordu aslında herşey..yani acıyı kanıksadıktan sonra geriye hiçbir şey kalıyordu,bu yüzdendi acıdan ölmek hiçten ölmekten daha kolaydır diye bağırmak , bu yüzdendi acıya isyan edebilirken hiçe edememek ve bu yüzdendi acının en koyu yerinde sessiz bir çığlığın ardından acıdan sonra gelecek olanın acıdan daha acı verici bir hiçlik olduğunu bilmek... sanki ayaklarından başlayarak taş kesilen biri gibiyim...sadece yüreğim kaldı bana sıcak ve sadece gözlerim hareket halinde..gözlerim nereyi görebilir?daha kafamın arkasında olup bitenden bir haberken ne kadar uzağa bakabilir?bana neleri haber verebilir?ya baktığı her ayrıntıyı göremezken daha,ayrıntıya bakmayı nasıl öğrenir? ya kalbim...neden sıcaklığıyla beni ısıtmıyordu...üşüyorum yaz günü..her yanım titriyor..böylesine titrerken nasıl taş kesiyorum..buz kesmesini yeğlerdim oysa...buzlar erirdi..eskiye dönerdim belki...eskiye dönebilmek neden imkan dışı...? hep uzun yollar wardı eskiden...yürümeye çekindiğim ama gene de ilerlediğim...artık yol yok.çıplak bir arazinin ortasında kalmış tek bir yaprak gibiyim.ne yöne savrulacağımı seçme hakkım war mı?rüzgar ne yönden esiyor farketmiyor artık...yönünü değiştirse işe yarar mı? yol bitti,iz bitti, bu belki de son hikayem anlatılan son nefes alışlarım son cılız haykırışlarım..dahası yok bu mevsimin mevsim bitti,bir rüzgara kapılıp gitti o da belki kimbilir...yeni mevsimler açmanın zamanı da geçti.. üzerinden bir yığın hayat,bir tek nefes geçti..tek nefes gibi geçti...kah nefes nefeseydi kah nefesi kesildi hikayelerimin.söyleyecek sözüm bitmedi belki ama bu son hikayemdi..uzun yollardan bahsettiğim hikayelerim bitti...hikayeler arasında dinlendiğim yerler bitti...esler yok artık hayatıma..soluklanacak yerim hiç olmadı zaten.. şimdi yeni mevsim aramaktan bu kadar wazgeçmiş,bu kadar hüznü biriktirip onlardan hiç yapmışken..yola düşsem ne olur ki...yol hikayeleri bitmişken...acı hiç olmuşken... 2005 acıya alıştığın zaman, zamanın akışına aldırmadan ayrıntılardan bir şarkı çıkar kendine ve kendine çıkan bir sokaktan başlayarak adımlamaya yeni yol hikayeleri yazmaya... mektup 01 Temmuz 2008 09:51kendime çıkan tüm sokaklar çıkmaz sokak oluyor kendime çarpıp aklımı başıma alıyorum ve wazgeçiyorum yol hikayelerinden..müziğin sesini birileri kısmış...sesiz her taraf.. scordatura 01 Temmuz 2008 13:05trajik bir senaryo yazmıs yüce rejisör momento mori 20 Temmuz 2008 13:30trajik hikayeler trajı komiklere dönüştü teker teker..haykırışların hepsi geride hepsi sessiz kaldı..sessiz çekim yapıyorlardı ya da sen pandomim ustası olmuştun artık...ve ışık... scordatura 20 Temmuz 2008 14:33ne öylem var momento mori 20 Temmuz 2008 14:44ne öyle olmuşsun ne de ben böyle...öyle yada böyle geçip gitmiş zaman...bir hiç olmamış ki...sıra ikiye hiç geçememiş...üç? üç ne? kimse yokki, etrafta kimin umrunda olsun? herkes gitmiş...sahne son sahne...sen selam verirken kalmışsın seyirciye...ben ışıkları kapamayı unutmuşum... scordatura 20 Temmuz 2008 14:47boşluğa oynayan iki figüran.. iki adam,düzene kafa tutmuş herkesin tersine gidiyordu. ışıklar aydınlatırken üzerimi, alem karanlığa bakakalmış..son noktasını yerleştirirken hokkasına..! momento mori 20 Temmuz 2008 14:52boşluğa o kadar çok bakarsan boşlukda senin içine bakar...üzerine düşer tüm gölgeler derin çukurlar iki tane gözlerinin yerinde..ışıkları görmüyor ki gözler artık...güneşe o kadar bakma demişlerdi...kör ediyormuş doru dedikleri... scordatura 20 Temmuz 2008 14:55gözleri şimşek bakan ve mağrur olanın olağanüstü güzel parmakları ile parşömene döşediği farîsi şekiller,mumların oyunbaz ışığında, tıpkı o kentin çölündeki kum izleri gibi kıvrımlı ve esrarengiz şekiller çiziyordu. momento mori 20 Temmuz 2008 14:59tüm şekiller kalbindeydi çünkü...esrarengiz olmak isteme se de ilginç olaylar silsilesinde esrarengiz oluyordu.etraftaki hiç bir şeye anlam katamazken...küçükken yüzüne çizilmiş bir palyaço makyajı gülüyordu aklında ama yüzü gülmüyordu. scordatura 20 Temmuz 2008 15:06hah..desen ki, ben şimdi sana andromeda galaksisinden geldim yüzümde Adolf' un sert bakışı... içimde Lorel' in masum gülüşü.. momento mori 20 Temmuz 2008 15:16desemki ben hep aynı yerdeydim...herkes ilerlerken ben yerimde saydım..gidenleri saydım sonra...gelenleri...sayı saymakta üstüme yoktur ondan...ne çok git gel yaşamışım ben...gidip de gelememişim...geldiimde bulamamışım...desem ki ben nota bilmem...ezbere çalarım tüm melodileri...ezberim zayıftır..ondan cılız şimdilerde müzik...yüzümde şaşkınlığın kamyon görmüş kedi suratı...içimde mırlayan bir kedi.. scordatura 20 Temmuz 2008 15:21gitar çığlıkları gecenin içinde momento mori 20 Temmuz 2008 15:26gitarımın sesinde sen..adımlarım karışmış kafam kadar en az...kafamda milyon tane düşünce milyonunda da daılmış her yer...ben yeni yıla hiç girmedim...hiç yepyeni bi yılım olmadı hep geçen yılda kaldım..hep geçen yılda yaptıklarım kaldı bana...geleni göremedim ondan...ondan hiç bilmem o gün dilekte bulunmayı...gerçekleşir mi dersin yakalarsam bu yeni yılı? scordatura 20 Temmuz 2008 15:31sen dileğini dileyen bir kedi momento mori 20 Temmuz 2008 15:47denizkızları vardı hep...hep gülerlerdi yüzüne gemimin...hep kandı gemim...hep kayalarda parçalandı...kayıp bir şehir arıyorken sen ve ben de kayıp kıta avındayken...anladım ki şehirler kıtalardan büyük olabiliyor tutkuyla bağlandığında bir şehre...dilekler hava da uçuşuyor...gecenin en karanlık yeri değil miydi gemimin battığı...dilekler dilemesem de adaklar adamıştım kaybolmuşluğumla...dilekler kabul olmayınca adağı yerine getirmen gerekmezmiş...ben hiç adak yerine getirmedim kayıp giden bu şehirde..yağmurlar yağarken kayıp şehirlerde ıslandım...ıslak kediler umutsuzdu ıslak kediler yalnız...ıslak kediler ürkmüş...kayıp bir şehrin tüm gölgeleri wardı ıslak bir kedinin gözlerinde... scordatura 20 Temmuz 2008 16:02teşekkürler simallım dayıma bakma sen..biliosun yaşlılıktan bunadı iice...ne dediini bilmio...çok üzülüorum ona da ..yazık walla:) scordatura 20 Temmuz 2008 16:06ahaahha simaLL 20 Temmuz 2008 16:10bu yazıya puanı basanlar:
|